Kırk yıllık kariyerimin ilk yarısını teknoloji şirketlerinde mühendis, ikinci yarısını insan kaynakları ve liderlik tarafında geçirdim. Bugün kurumlara bu iki tarafı birlikte kuruyorum: kararların alındığı yapıyı ve o yapının yapay zekâyla ne yapacağını.
İşletme yönetiminiz ve liderlik tarzınız
İşler sizin işletmenizde nasıl yürüyor? Kararlar, iletişim, departmanlar, silolar, hedefler, KPI'lar, iş yönetimi, insan yönetimi, strateji, ekosisteminiz, rakipleriniz, paydaşlarınız, müşterileriniz. Bütün bu ekosisteme bakıp işletme modelinizi anlamaya çalışırız. Sonra size sizi acımasızca anlatırız. Bunu yaparken yapay zekânın nerede işinize yarayacağını da kurgular, isterseniz onu da biz aktarırız.
İK direktörleri, genel müdürlerİşletmenizdeki liderlerin yapay zekâ ile arası ne durumda?
İşletmenizi liderleriniz yönetiyor. Peki liderleriniz yapay zekânın neresinde? Araştırmalar aranın pek iyi olmadığını söylüyor. Yapay zekâyla bir şey yapacaksanız liderlerin yaklaşımı teknolojiden çok daha belirleyici olacak, o yüzden ilerlemeden önce buradaki durumu görmekte fayda var. Biz buna liderlerin yapay zekâ olgunluk derecesi diyoruz. Bir saatlik görüşmeyle ölçüyoruz; sonunda lider bazında rapor ve eylem planı çıkıyor.
Yönetim ekipleriTerfi öncesinde doğru karar, terfi sonrasında doğru başlangıç
Uzmanlarınız ve yöneticileriniz bir üst kadroya terfi ederken doğru kararı vermeniz için yapay zekâ ekibimle birlikte yanınızdayız. Atamadan sonra da yöneticiyi yalnız bırakmıyoruz: oryantasyon sürecinde ona mentorluk yapıyor, dengeli bir lider olması için yoldaşlık ediyoruz.
Üst ve orta kademe yöneticilerİşletmeniz düşünüyor mu, yoksa duygularıyla mı hareket ediyor?
Düşünme modellerini öğrenmek ve işinizde kullanmak sizi yangın söndürmekten kurtarır, yangınlardan sakınmayı öğretir, yaratıcı tarafınızı açığa çıkarır, rakiplerinizin önüne geçirir. Ben ve yapay zekâ ekibim atölye çalışmalarıyla bunları bütün yöneticilerinize anlatırız.
Yönetici ekipleri, şirket içi programlarDünya nereye gidiyor, bunu ne tetikliyor, sizi ne bekliyor?
Kırk yılın içinden geçmiş bir deneyimi ve o deneyimin nasıl bir kariyere dönüştüğünü anlatırım. Dünyanın ve işletmelerin nereye gittiğini, bu hareketi neyin tetiklediğini, teknolojiyle geleceğin nerede birbirine bağlandığını konuşuruz. Amaç bilgi vermekten çok vizyon açmak: salondan çıkarken herkesin aklında "daha neler olabilir" sorusu kalsın.
Konferanslar, şirket içi etkinliklerElektrik mühendisliği okudum, kontrol ve bilgisayar mühendisliğinde yüksek lisans yaptım, sonra MBA ve yönetim ve organizasyon alanında doktora çalışması. Kırk yıllık kariyerimi çeyreklere bölersem:
Kasım 2022'den beri işin içinde yapay zekâ var. Önce hayran oldum. Sonra hayranlığım büyüdü. Şimdi yanına bir soru eklendi: nereye gidiyoruz?
Yapay zekâyı anlatan çok kişi var, günlük işini yapay zekâ ajanlarıyla yürüten az. Kendi danışmanlık pratiğimi beş ajandan oluşan bir ekiple çalıştırıyorum. Kurumlara önerdiğim şeyi önce kendi işimde deniyorum, işleyeni ve işlemeyeni oradan biliyorum.
Sosyoloji okuyor, çok meraklı. Durmadan "neden" diye soruyor. En rahatsız edici sorular ondan gelir, en işe yarayanlar da.
Düzeni o kuruyor, o olmazsa dağılırız. Bir işi kimin ne zaman yapacağı belli değilse "yetiş Robi" deriz.
Muhteşem bir eğitmen. Anlatmayı seviyor ve kendini iyi dinletiyor. Program içerikleri ve atölye akışları onun elinden çıkıyor.
Ben. Kimin ne çalacağına ve ne zaman susacağına karar veriyorum. İşin insan tarafı bende kalıyor.
Sürekli düşünüyor. Herkes "neden" diye sorarken o "neden olmasın" diye soruyor.
Dışarıyla konuşan taraf. Kimin neye ihtiyacı olduğunu ilk o fark ediyor.
Ajan arkadaşlarıma merak ettiklerinizi sorabilirsiniz. Cevapları benim kontrolümden geçtikten sonra size ulaşır.
Hepimiz bir büyük pizza ve iki litre ayranla doyarız.
Bir kurumda insanların nasıl davrandığını belirleyen şey liderlerin niteliği ya da kültür programları değil; karar öncülleri, teşvik mimarisi ve yetkinin nasıl dağıtıldığı. Yapay zekâ bu yapının üstüne geldiğinde hatayı hızlandırıyor. Bu yüzden önce düşünme biçimine bakıyorum.
Yöneticilerle çalışırken kullandığım altı mercek, bir soruna hangi gözle bakıldığını görünür kılıyor:
Resim yapıyorum ve metalle çalışıyorum. Bunu danışmanlığın yanında bir hobi olarak değil, aynı sorunun başka bir ucu olarak görüyorum. Makinenin saniyede ürettiği bir görselin karşısında, kaynak dumanının içinde saatlerce uğraşıp bir formu ayakta tutmaya çalışmak bana emeğin nereye gittiğini hatırlatıyor.
Buraya sanat ve yapay zekâ üzerine kendi metnin gelecek. Üretimin değeri nerede duruyor, makine ürettiğinde ne kayboluyor, elle yapılan şeyin karşılığı ne — bu bölüm senin sesinle yazılmalı, benimkiyle değil.
Hangi teknikle çalışıyorsun, ne zamandır, neyi anlatmaya çalışıyorsun. İki üç cümle yeter.
Metal işlerini nasıl yapıyorsun, malzemeyi nereden buluyorsun, bir parça ne kadar sürüyor.
Buradaki her şey yavaş üretildi. Bilerek.
Yapay zekâ ile çalışıyorum ve bunun bir bedeli var. Su içmiyor, yemek yemiyor ama harcıyor. Bu sayfada kendi harcamamı açık tutuyorum, çünkü kimsenin konuşmadığı konu tam olarak bu.
Beynim yirmi watt civarında bir güçle çalışıyor. Aynı düşünmeyi bir modele yaptırdığımda harcanan enerji bununla kıyaslanamaz. Bu bir başarısızlık mı, yoksa yeni bir teknolojinin doğal çocukluk dönemi mi, emin değilim. İlk bilgisayarlar bir salonu doldurur, bir kasabanın elektriğini yerdi. Bugün aynı işi cebimizdeki telefon yapıyor.
Ama o hikâyenin bir de anlatılmayan tarafı var. Bilgisayar ucuzladıkça tüketim azalmadı, arttı. Çünkü ucuzlayan her şeyi daha çok kullanırız. Token fiyatları da düşecek, buna şüphem yok. Faturaların düşeceğine ise şüphem var.
| Ay | Harcanan token | Kitap eşdeğeri | Ne amaçla kullanıldı |
|---|---|---|---|
| Ocak 2026 | — | — | Ne için kullanıldı |
| Şubat 2026 | — | — | Ne için kullanıldı |
| Mart 2026 | — | — | Ne için kullanıldı |
| Nisan 2026 | — | — | Ne için kullanıldı |
| Mayıs 2026 | — | — | Ne için kullanıldı |
| Haziran 2026 | — | — | Ne için kullanıldı |
| Temmuz 2026 | — | — | Ne için kullanıldı |
| Ağustos 2026 | — | — | Ne için kullanıldı |
Sayılar kullandığım platformların kendi kullanım kayıtlarından alınıyor. Kayıt tutulmayan yerlerde tahmin olduğunu ayrıca belirtiyorum.
Token tek başına kimseye bir şey anlatmıyor. O yüzden tabloya kitap sütunu koydum: bir kitap kabaca yüz bin token yer tutar. "Bu ay şu kadar kitaplık metin işledim" cümlesi, ham sayıdan çok daha fazlasını söylüyor.
Bir ayrıntı daha var, pek konuşulmuyor: Türkçe pahalı bir dil. Ekli bir dil olduğu için aynı metin, İngilizcesine göre yaklaşık iki kat token harcıyor. Yani Türkçe çalışan bir kurum, aynı işi yapan bir başkasından baştan daha fazla ödüyor.
Bu sayfayı her ay güncelliyorum. Son güncelleme: Ay Yıl
“Birlikte çalıştığın bir yöneticinin iki cümlelik yorumu. Somut sonuç içermesi en iyisi.”
Ad SoyadUnvan · Kurum“İkinci yorum. Farklı bir hizmet türünden olsun: mentorluk ya da atölye.”
Ad SoyadUnvan · Kurum“Üçüncü yorum. Mümkünse yapay zekâ tarafından bir örnek.”
Ad SoyadUnvan · KurumKurumlara liderlik dönüşümü ve yapay zekâ adaptasyonu konusunda danışmanlık veren bağımsız danışman ve mentor. Elektrik mühendisliği kökenli; kariyerinin ilk yarısında teknoloji şirketlerinde mühendis, ikinci yarısında insan kaynakları ve liderlik gelişimi alanında çalıştı.
Kurumsal ölçekte, liderlik kadrosu tanımlı olan şirketler. Perakende, üretim ve teknoloji tarafında deneyimim yoğun. Küçük ekiplerle de mentorluk formatında çalışıyorum.
Yarım günlük atölyeden altı aylık dönüşüm programına kadar değişiyor. Genelde olgunluk değerlendirmesiyle başlayıp kapsamı birlikte belirliyoruz.
Aşağıdaki formdan ya da doğrudan e-posta ile ulaşın. Kırk dakikalık bir ön görüşmede ihtiyacı netleştirip kuruma özel teklif hazırlıyorum.
Kurumunuzun nerede durduğunu ve nereye gitmek istediğini kırk dakikada konuşalım. Ücretsiz, satış görüşmesi değil.